bloğumu takip et

19 Ağustos 2021 Perşembe

Pakmaya Mayalı Kek Harcı ile mozaik kek

Bir güzel Ağustos gününden herkese merhaba...
Çok sıcaklarda mutfağa pek girilmiyor. Hazır sıcaklık biraz düşmüşken çocuklara bir kek çırpayım hemen dedim ve koştum mutfağa. 
Her zaman ki klasik mozaik keki yaptım ama farklı bir dokunuş var bu tarifte... 
Pakmaya Mayalı Kek Harcı ile çok pratik ve lezzetli bir kek elde ettim. 

Ben bugün iki kalıp yaptığım için iki çeşidini de kullandım. Kabartma tozu vanilya ve ekstradan kakao kullanmanıza hiç gerek yok.  Paketin üzerinde tarif var ama ben kendi tarifimi yaptım  Benim tarifim şöyle;


3 adet l boy yumurta
1 su bardağı toz şeker
2 su bardağı un
1 su bardağı ılık süt
1 çay bardağı sıvı yağ
Damla çikolata
1 paket pakmaya Mayalı Kek Harcı

Şeker ve yumurtaları iyice krema dokusuna gelene kadar çırpıyoruz. Süt sıvıyağ harç ve unu da ekleyip yagladigimiz kalıba harcımızı döküyoruz. Ben burada iki harcı ayrı ayrı kek hamuru olarak karıştırdım. Ve 2 ayrı kek olarak pisirdigim için öyle bir yol seçtim. Siz tek kek yapacaksanız yine ayrı iki kapta harçları ayrı ayrı katabilirsiniz. İyice homojen kıvama gelen kek hamuru kalıba dökülür ve 180 derece fırında  güzelce pişirilir. 

Harç mayalı olduğu için kekin dokusu o kadar güzel oldu ki, yumuşak ama tok bir kek oldu.  Şimdiden deneyen herkese afiyet olsun. 
İnstagramdan takip etmek için 
@umranyalcinkaya_blog adresine beklerim. 

Tatlı ve huzurlu günler sizinle olsun. Sevgiler....
 

9 Mayıs 2021 Pazar

Mor Unlu Tarifler: Mor Puding Tatlısı


Hafif ama görseli güzel olan tatlıları kim sevmez ki. Bugün mor un ile yaptığım bir pudingin nasıl Purple Dream Puding tatlısına dönüştüğünü yazıcam.. 
Mor un ile geçtiğimiz günlerde harika bir çatlak kurabiye yapmıştım ve YouTube kanalımda tarifini paylaşmıştım. Kalan mor unu da klasik tariflerde değilde sıradışı bir şekilde değerlendirmek istedim. 

Malzemeleri yazmakla başlayalım.
Puding için

750 ml süt
7 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı mısır nişastası
3 yemek kaşığı Mor un
1 paket vanilya

Mcvities üzümlü yulaflı incirli bisküvi

Üzeri için 250 ml süt
80gr fildişi çikolata
1  tepeleme yemek kaşığı mısır nişastası
Üzeri için hindistan cevizi

Puding için ayırdığınız malzemeleri güzelce bir tencerede karıştıra karıştıra puding kıvamına getiriyoruz. Cam tepsiye Mcvities üzümlü yulaflı incirli bisküvi yi diziyoruz. Üzerine mor pudinginizi güzelce dökelim. Ve her yerine eşit dağıldığından emin olun. Tepsiyi kenara alın. 




Üzeri için 250 ml sütü sos tenceresine alalım. İçine nişasta ve fildişi çikolatayı ekleyelim. Karıştıra karıştıra bir sos elde edelim. Ve mor pudingin üzerine bu beyaz sosu boca edelim. Biraz soğuduğunda hindistan cevizi serpelim. Buzdolabında dinlendirdikten sonra  dilimleyip servis edelim. 


Gerçekten hem görseli ile hemde lezzeti ile çok güzel bir tatlı oldu. Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun diyorum. 
Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. Hoşçakalın....🌼❤️






 

23 Şubat 2021 Salı

Zebra Kurabiye


Uzun zamandır yapmak istediğim bir tarifti. Ev halkından tam puan aldı. Eski anne kurabiyesinin modernize edilmiş hali diyebiliriz. Biraz şık tasarımlar ile bir çok tarifi sofralarda yeni bir tarifmiş gibi sunabiliriz. 
Gelelim kurabiyenin tarif ve yapım aşamalarına 😉

Malzemeler
2 yumurta 
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
Kabartma tozu
Vanilya
2 yemek kaşığı kakao
3 su bardağı un
Üzeri için bal, hindistan cevizi ya da susam

Yapılışı

Kakao hariç tüm malzemeleri karıştırıp çok yumuşak bir hamura elde edelim. Hamuru ikiye ayırıp bir yarısına kakao koyalım.  İki renkli hamur elde etmiş olucaz.  Yağlı kağıt serilmis tepsimize bir beyaz bir kakaolu hamur rulo halde koyuyoruz. Kare yada dikdörtgen tepsi olması işimizi kolaylaştıracaktır. 
Bu şekilde hamuru yerleştirdikten sonra 170 derece ısıtılmış fırında 20 dk pişiriyoruz. Çıkan kurabiyenin üzerine sicakken fırça yardımıyla balı suruyoruzve üzerine ister susam ister hindistan cevizi serpin. Sonra da kare kare kesip servis edin. 

Bu tarifi denerseniz mutlaka fotoğraflarınızı Instagram da beni etikrtleyerek paylaşın ben de sizden gelenler bölümünde paylaşırım. 

@umranyalcinkaya_blog

Şimdilik hoşçakalın. Kocamannn seviliyorsunuz ❤️❤️


 

21 Aralık 2020 Pazartesi

EVDE KAYMAK YAPTIM


 Merhaba sevgili dostlar. 

Geçen gün Saray Muhallebicisi'nden online alışveriş yaptım. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine manda sütü ve inek sütü, sahlep, ekmek kadayıfı, saray muhallebisi, aldım. Hepsi gerçekten çok lezzetli ürünler. Süt ve süt ürünlerinin kendi mandıralarında üretildiğini duyunca güvenle satın aldım. 



Aldığım 2 kg inek ve 2 kg manda sütünden evde kaymak yaptım. Gerçekten kolay yapımı, sadece sabırlı olmak lazım. Ama sabah kahvaltıda kaliteli bir bal ile kendi yaptığınız kaymağı buluşturduğunuzda sabrınıza değdiğini göreceksiniz. 
Tencereye inek ve manda sütünü aynı anda koydum ve kaynatmaya başladım. Burada püf nokta şu, sütün üzerinde oluşan kaymağı bozmadan ve taşırmadan kaynamaya başlayınca altını kapatıyoruz. Oda sıcaklığına gelene kadar beklettim. Sonra tekrar ocağa aldım ve tekrar aynı şekilde kaynattım. Oda sıcaklığına geldiğinde bu sefer buzdolabına koydum ve tam 24 saat dolapta hiç müdahale etmeden bekledim. 



Veee beklenen an gelmişti. Heyecanla tencereyi dolaptan çıkardım. İlk önce ortadan bıçak ile kestim. Sonra kenarlarından yavaşça ayırdım. Ve sonra tencerenin içinde içine doğru sararak rulo yaptım.  Bunun yapım aşamasını Instagram sayfadaki videodan izlemek isterseniz Tık tık alalım. Sütün kalanı ile yoğurt mayaladım , sütlaç yaptım.  Yoğurt çok güzel oldu. Susuz katı kıvamlı yoğurt mayalamanin sırlarını da bir baska yazıda paylaşırım. 

Eğer denerseniz Instagram da beni etiketleyerek paylaşım yaparsanız çok ama çok mutlu olurum. Sevgiyle ve afiyetle kalın. 




8 Aralık 2020 Salı

Portakallı Gazozlu Kek

 Kek sevmeyen var mıdır?

Şöyle mis gibi portakal kokuları mutfağınızı sarsın isterseniz bu tarifi mutlaka deneyin derim. 


Bir Başkadır dizisinde görünce aklımıza düştü. Ve hemen mutfağa girip nefis portakallı gazozlu keki çocuklarla birlikte yaptık. 


Bu kekin bazı püf noktaları var. Onları da detaylı bir şekilde yazacağım. 

Malzemeler
4 yumurta
1 klasik su bardağı toz şeker
1 büyük boy çay bardağı portakallı gazoz
1 büyük boy çay bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 su bardağı un
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1 portakalın kabuğunun rendesi


Yapılışı:

Yumurtaları şekerle birlikte iyice çırpın. İyice beyazlaşacak. Daha sonra yağ ve gazozu da ekleyip iyice karıştırın. 
Bu aşamada tüm kuru malzemeyi eleyerek birbirine karıştırın. Kuru karışımı sıvı karışım ile karıştırıyoruz. Bu aşamada artık mikser kullanmayın. Ya tahta bir kaşık ya da silikon spatula ile karıştırın. İyice homojenize bir karışım haline gelince  portakal kabuklarını ekleyin. Yağlayıp un serperek kalıbınızı hazırlayın.  Kek hamurunu kalıba dökün. Bir kaç kez kalıbın dışına sertçe vurun. 160 derecelik fırında 40 dakika ( zaman sizin fırınınızın özelliklerine göre değişebilir. ) İçi güzelce piştiğine emin olana kadar pişirin. Ve afiyetle yemeye hazır mis kokulu kekimiz.  Üzerine pudra şekeri serpip portakal şekerlemesi ile dekore edebilirsiniz. 




24 Kasım 2020 Salı

KARNABAHAR MÜCVERİ

 Sizin de çocuklarınız sebze sevmiyorsa bu tarif tam da size göre. Sebzeyi sulu yemek olarak pek sevmiyorlar bizim evde. O yüzden de böyle alternatif tarifleri denemek zorunda kaldım. 

MALZEMELER
500 GR karnabahar
2 yumurta
5 dal taze soğan
1 çorba kaşığı nane
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı un

Kızartmak için sıvıyağ

Sos için
1 su bardağı yoğurt
1 tutam dereotu
1 diş sarımsak




Yapılışı:

Karnabaharı rondoda iyice kıyıyoruz. İçine yumurta, doğranmış taze soğan ve unu ekliyoruz. Tüm baharatlar eklendikten sonra bir daha karıştırıyoruz. 


Sıvıyağı tavada kızdırın. Sonra 1 kaşık yardımıyla hazırladığımız harçtan tavaya koyup kızartmaya başlayın. 
Dereotunu ince kıyın. Sarımsağı rendeleyin ve yoğurdun içine ekleyin. 


Kızaran nefis karnabahar mücverlerini sosa bandırıp afiyetle yiyoruz. 


Sağlıklı beslenme önerisi olarak bu tarifi sebze sevmeyen herkes denesin lütfen. Hepinize sağlıklı günler dilerim. 


Afiyet Olsun....


10 Eylül 2020 Perşembe

Nedir Bu Açık Süt Modası?

Erken uyumayı deniyorum bir süredir. E tabi vücut alışmış geç saate, hemen uyum sağlayamadı. Ben de bu yüzden tıpkı çocukluğumdaki gibi ballı süt içmeye başladım. Normalde çok fazla süt içme alışkanlığım yoktu. Halbuki severim de. Neyse işte her akşam süt içmeye başlayınca haliyle markette de alışveriş sepetime daha fazla süt eklemeye başladım. 



Tam da bununla ilgili bir hikaye anlatacağım size…
Dün markette yine süt reyonunda seçim yapmaya çalışırken yakınımda bir kadın belirdi ve kınayan gözlerle bir bana, bir de elimdeki ambalajlı süte baktı. Ben de dayanamam böyle durumlarda, hemen bir sıkıntı mı var diye sordum. Meğer hanımefendi kutu süt almama takılmış.  Doğal ve organik sütler açıkta satılırken, neden marketten kutu süt aldığımı sordu. Sağlığımız konusunda bu kadar hassasken; ben de ambalajlı ve açık sütler hakkında bildiklerimi tek tek açıklamak istedim. 

1- Açık sütler doğal ve organik değildir. Organik sertifikası olmayan hiçbir gıda için organik diyemeyiz.
Piyasada çeşitli markalarla satılan açık sütler var. Bunlar hangi denetimlerden geçiyor, hangi koşullarda üretiliyor bilmiyoruz. Çünkü açıkta satılan sütler denetlenmeyen kayıt dışı sütler. Kaynağını bilmediğiniz, denetimden geçmeyen bir süte doğal denilemez.
2- Ambalajlı sütler katkı maddesi eklenmeden kutulandığından sağlıklıdır.Çiğ sütler tüm dünyada ambalajlanmadan önce ısıl işlemden geçirilir. Böylece insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenler sütten tamamen uzaklaştırılır. Açıkta satılan sütler herhangi bir işlemden geçmediği için bu ciddi sağlık riski her zaman var.  
3- Çiğ olarak tüketime sunulan açık sütlerde soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde bakteriler çoğalır.
4- Açık sütler alındıktan sonra evde uzun süre kaynatılır. Bu kaynatma esnasında vitamin ve besin kaybı yaşanır. 



Ben tabii ayaküstü kısaca tüm süreci anlattım hanımefendiye. Ki bunları bilmek için uzman olmaya gerek olmadığını, kısa bir araştırmayla ve biraz daha bilinçlenerek bu bilgilere kolayca ulaşabileceğini vurguladım. Ön yargıları kırıldı ve konuşmanın sonunda bana hak verdi. Söylediklerim hanımefendide ne kadar etkili olmuştur, açık süt alma alışkanlığından vazgeçebilir mi bilmiyorum ama en azından bir kişiye daha, doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdiğim ve sağlık gibi önemli bir konuda bu yanlışların ne tür tehlikeler barındırdığını anlattığım için mutluyum. Bir yandan da insanlara, araştırmadan etmeden körü körüne bir şeylere inandıkları için de kızıyorum.  Tüm dünyada olduğu gibi, ısıl işlemden geçen ve besin kaybına uğramayan kutu sütlerden güvenle tüketmek varken, macera aramak neden gerçekten anlamıyorum. 
Siz siz olun, bilmediğiniz sütleri kullanmayın. Güvenli ve denetimli, ambalajlı sütün rahatlığını bırakıp macera aramayın. Benden söylemesi. 
 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

HARİKA BİR KİTAP ÖNERİSİ: İKİ DENİZ KABUĞU

Merhabalar, 

Kitap eleştirmenliği konusunda çok iyi değilim ama bu kitabı sizlere tanıtmak istedim. Hem yazarını hem de yazdıklarını mutlaka sizlere tanıtmalıyım.  İnstagramda öyle pek çekilişe katılmam. İlk kez bir çekilişe katıldım ve bu kitabı kazandım. Adıma imzalı bu kitaba sahip olmak beni çok mutlu etti.

Gökhan Cömert çok genç bir yazarımız. Hem yazım dili hem de bakış açısı inanılmaz akıcı. insanı alıp götürüyor.



 Gelelim kitabın hikayesine. Beni derinden etkileyen bir aşk hikayesi oldu. İki farklı hayatt var bu kitapta.  , iki farklı din, iki farklı ada ve iki ayrı kalp…ama büyük bir aşk...
 
“Ailesini küçük yaşta kaybeden Bahir'in denize   ve güzel Katia’ya olan bağlılığı sayesinde hayata tutunusu ve onlara olan tutkusu. 60’lı yılların sonuna doğru Yunanistan’da gerçekleşen darbe ile  Katia ile Bahir’in büyük aşkları çok uzun sürmez. ; Türk – Rum, Müslüman – Hıristiyan olarak birbirlerinden ayrıştırılan insanların, toplumun hazin hikayesi var aslında bu kitapta.  Limni’den Girit’e göç eden bir grup insanın ardında iki deniz kabuğu kalmıştır. O deniz kabuklarından biri Bahir, diğeri ise Katia’dır.




Bir mübadele göçmeni torunu olarak keyifle okudum ve inanılmaz etkilendim bu hikayeden. Emin olun sadece bitmek zorunda kalan bir aşk hikayesi değil anlatılan. İki devlet, iki millet , iki din arasında kalan halkın da hikayesi. 

Kalemine yüreğine sağlık Sevgili Gökhan Cömert. Genç yaşına rağmen hem üslup olarak hem de okumayı bu kadar seven ayrıca yazmayı da seven biri. En yakın zamanda yeni yazdıklarını da okuruz umarım. 



 

27 Mart 2020 Cuma

BİRAZ DA MÜZİK...ŞEHRE AŞK GELDİ- GÖKHAN ODAN




Gökhan 'ı  ilk canlı olarak Kumburgaz Peri Bistro Cafe de dinleme fırsatımız olmuştu. Şöyle söyleyebilirim ki yetenekleri konusunda fazla mütevazi bence. Müzik konusunda aldığı eğitimleri saymakla bitiremeyebilirim.:)) Şu yasaklar son bulduğunda canlı sahnesini izlemenizi tavsiye ederim.    Ayrıca kendisi Müzik branşında Eğitimci olarak görev de almakta. 




Bu günlerde güzel bir heyecan içerisinde. Bir single çalışması ile biz müzikseverlerin karşısına çıktı.

Gökhan Odan'ın Dark'n Dark Music etiketiyle yayınlanan Şehre Aşk Geldi isimli parçasını gelin hem dinleyelim hem de şöyle yakından tanıyalım.




Şarkıyı dinlemek, klibin tamamını  izlemek için  ŞEHRE AŞK GELDİ  ye tıklayabilirsiniz.



 Şarkının sözleri Adnan Fırat 'a ait. Adnan Fırat'ın şarkılarının nasıl yüreğe işler olduğunu bilmeyen yok sanırım. Müzik ise Gökhan Odan'ın kendisine ait. Şarkı tam bir yaz hiti olacak bence. Bu arada klibi izleyince farkedeceksiniz. Gökhan'ın bir ikizi var ,Serkan... O da efsane bir saz üstadı. Bu şarkıda da Gökhan 'a buzuki ezgileriyle eşlik ediyor. Ve klipte de hem Serkan Odan'ı , hem de Adnan FIRAT'ı görüyoruz.


Söz: Adnan Fırat Müzik: Gökhan Odan Düzenleme: R. Ozan Demir Görüntü yönetmeni: furkan orpak Sanat yonetmeni: özge kalyoncu firat Müzik Direktörü: Adnan Fırat Mix &mastering:kerem çakıroğlu Studio: fadeOut studios Buzuki: serkan odan Yaylilar: istanbul strings Akustik gitar: gökhan Odan Baş gitar: uğur toprak Davul: ilker özer Vokal: ece şeşen Styling: ceren çetinalp Yönetmen: Fulya Orpak


Klip şu aralar Evde Kal kuralına uyan bizlere adeta bir ilaç gibi oldu. Muhteşem İstanbul manzarası izlerken moral veriyor gerçekten de.. Bu yasaklar bitsin , korona virüsünden kurtulduğumuz ilk fırsatta klibin çekildiği Balat sokaklarını yakından görmeye gideceğim. . Sizlere de tavsiye ederim.

Dinleyeni çok olsun. Yolu açık olsun..

ve sizler sevgili okurlarım, sağlıkla kalın. Evde kalın...


ÇİLEKLİ JÖLEPU

Çilekli Jölepu

Malum sıkıntılı günler geçiriyoruz. Covid 19 salgınından korunmak için #evdekal çağrılarına uyuyoruz. Hem kendi sağlığımızı, hem de halkın sağlığını korumak amaçlı sizler de lütfen bu çağrıya uyun. 
Tabi evde kaldığımız süre boyunca sürekli mutfaktayız. Yeni tarifler denemeye devam ediyorum. 
Hem pratik, hem lezzetli, hem de görseli şahane bir tatlı ile sizlerleyim. 

 Malzemeler:
1 paket dr. Oertker çilekli jöle
1 paket bizim kakaolu puding
10_15 adet çilek
3.5 su bardağı süt
1 bardak kaynamış su
1 bardak soğuk su
 Joleyi tarifine uygun olarak hazırlayın. Tozu bir kapta 1 bardak sıcak su ile eritin. Sonrasında soğuk suyu ilave edin ve iyice karıştırın.
 Çilekleri küp şeklinde doğrayın ve jölenin içine katın.
 3.5 su bardağı süt ile pudingimizi pişiriyoruz. Dilerseniz vanilyalı puding ya da kendi yapacağınız bir muhallebi ile de yapabilirsiniz bu tarifi.
Kuplara pişirdiğimiz pudingi yarım şekilde doldurup yan şekilde soğutup üst kısmının iyice donmasıni bekleyin. Sonra düz bir zemine alın ve üzerine çilek parçalı jöleyi doldurun. Böylece puding ve jöle birbirine karışmadan tamamen bir görsel ve lezzet şöleni ortaya çıkacak. Bu tarifi farklı lezzetlerle de deneyebilirsiniz. Ya da büyük silikon kek kalıplarında da servis edebilirsiniz. Yaratıcılık size kalmış.
Hepinize afiyet olsun. Sağlıklı günler dilerim.

9 Ekim 2019 Çarşamba

NUTRIPLUS VITAMIN B-12 SPRAY


Belki bilmeyen takipçilerim vardır. 2 yıl önce tüp mide ( sleeve gastrectomy) operasyonu geçirmiştim. Bu operasyonun doğurduğu bazi komplikasyonlar oluyor. Yeterli beslenemediğim için vitamin ve mineral dengemi korumak zorundayim. Doktorumun tavsiyesi ile düzenli olarak B-12 vitamini kullaniyorum. Bunun sebebi kas ve sinir sisteminde herhangi bir tahribatın oluşmamasi için. Önceleri enjeksiyon olarak veya tablet olarak kullaniyordum. Sonrasında Farmasi'nin ürünü olan Nutriplas vitamin B-12 Spray ile yollarımız kesişti. 


Spray formatında oluşu kullanım kolaylığı sağlıyor. 4 kez puf günlük 1 doz hakkımız. 


11 yaş ve üzeri kullanıma uygundur. İLAÇ DEĞİLDİR!!!
Ben kullanırken dilimin altına 4 puf sıkarak uyguluyorum. Ve aylık rutin tahlillerimde B12 seviyemin normal seviyede olduğunu gördük doktorumla. 
Bu arada tadı çilek aromalı. Eğer siz de enjeksiyondan korkuyorsanız, tablet yutmakta zorlanıyorsanız spray formati tam da size göre. Ben bu ürünü alabilmek için Farmasi  danışanı bir arkadasımla irtibattayım. Ürüne Farmasi sitesinden de satın alarak sahip olabilirsiniz. 

Sağlıklı günler❤❤


19 Ağustos 2019 Pazartesi

Keyifli Anların Mekanı; PERİ BISTRO CAFE

 Uzuuuuun bir aradan sonra merhaba dostlar. Yoğun bir dönemden sonra blog yazılarıma geri dönmeye karar verdim. Ve bu geri dönüşün ilk yazısını bir mekan tanıtımı ile yapacağım. Biliyorsunuz ki yaz aylarını Kamiloba-Kumburgaz sınırları icerisinde geçiriyoruz ailecek. Ben doğma büyüme buralıyım. Ve haliyle tüm çocukluk arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarım da bu cevrede. Şimdi tanıtacağım mekan çocukluk arkadaşıma ait harika bir mekan. Sıcak , samimi, ekonomik ve en onemlisi tertemiz.


 Yaklaşık 2014 yılından bu yana Kumburgaz Marin Princess otel yanında hizmette Peri Bistro cafe. Biz de 2 yıldır mudavimlerinden olduk.
İşletmenin sahibi Sami Öztürk ve cok degerli eşi Perihan Öztürk' ün omuz omuza yan yana, can cana verdikleri emek oyle degerli ki... Mutfakta Perihan harikalar yaratiyor. Bir kere herşeyden önemlisi, inanilmaz temiz. Veee eli öyle lezzetli ki. Şakşuka ve haydarisi muhteşem. 


Mekan da sıcak atıştırmalık lezzetler, balık ve et ceşitleri, soğuk mezeler var. Dileyen müşterilere kahve yanında lezzetli pastaları da var. Alkollü içeceklerin kalitesi ve sunumu çok iyi. Kumburgaz da en soğuk bira kesinlikle burada. 😉


Mekanın fiyatlarına gelince, iddia ediyorum ki Kumburgaz'ın en uygun fiyatli Cafesi. Bir kere başka kafelerde sormadan masaya bazı ikramlikları koyup adisyona işliyorlar. Ama Peri Bistro Cafe de böyle birşeyle karşılaşmiyorsunuz. Ayrıca haftanın en az 5 günü canlı müzik var. Ve girişte canlı müzik ücreti alınmıyor. 

Sevgili Sami ve Sevgili eşi Perihan mekanın iki büyük devi. Yoğun dönemlerde yardımcı alsalar da aslında sadece ikisi çalışıyorlar. Onlar bu mekanı tırnaklarıyla kazıyarak var ettiler.


Gelelim mekanın müziklerine... Öyle yetenekli müzisyenler var ki, her akşam keyifle dinleyeceğiniz muhteşem muzikler oluyor mekanda. Hepsini dinleyen bir müşteri olarak yorumlayabilirim ki, gerçekten kaliteli muzisyenler. 
Ahmet Korhan Çetiner ve Serkan Odan 'ı dinlemenizi tavsiye ederim. Klarnet ezgilerinden hoşlaniyorsanız Denizhan ı tavsiye ederim. Ama her türlü müzik dinlemek istiyorum, 80'ler, 90'lar, arabesk, Tsm, Thm , pop, rock... vs diyorsanız mutlaka Ali Sevinç ve Gökhan Odan'ın sahnesini izleyin derim. Sahne de Makber bile okudular. Gerisini siz düşünün. 


Eğer yolunuz düşerse Kumburgaz'a mutlaka Peri Bistro Cafe ye uğrayın. Hatta selamımı söylerseniz belki süprizler olabilir😉. 
 Iletişim ve rezervasyon :
+905466207616

Sevgili Sami ve Sevgili Perihan.. Yolunuz açık, bereketiniz bol olsun.😍🙏

17 Ekim 2016 Pazartesi

BİRLİKTE PEDALLAYALIM...


Uzun bir ara vermiştim yazmaya. Hem yaz tatili, hem işler güçler... Çok ihmal ettim blogumu, farkındayım.

Ama öyle güzel bir proje ile karşılaştım ki yazmasam olmazdı. Birlikte Pedallayalım. Bisiklete binmek isteyip te öğrenemediniz mi? Tamm size göre bir yazı o zaman bu. Bisiklete binmek sağlık açısından önemli olduğu kadar eğlenceli de. Ben şanslıyım arkadaşlarımdan öğrendim çocukken. Annem çok evhammlı bir kadın olduuğu için ablam o kadar sanslı değildi. Senelerce de cesaret edip binmedi. Facebookta karşılaştığı birlikte pedallayalım sayesinde sadece 1 saat gibi kısa bir sürede bisiklete binmeyi öğrendi. Hem de cok uygun fiyata. Saati 50 tl. hem de mobil sistemle. Nerede ve ne zaman isterseniz bisiklete binmeyi siz de öğrenebilirsiniz.




Adı Erdoğan Canpolat .İstanbul Üniversitesi Coğrafya öğr. mezunu kendisi.

Erdoğan Bey 'e bu fikrin nasıl ortaya çıktığını sordum. Erdoğan Bey'in ağzından proje şöyle gelişmiş.:  Bu iş ilk ticari amaçla başladım sevdiğim bir işi yaparak nasıl para kazanabilirim diye düşündüm dedi. Daha sonra böyle bir şeyin gerekli oldugunu anladım ve amacım ticari olmaktan çıktı nasıl yararlı şeyler yapabilirim nasıl bu özgürlüğü yaşamak isteyenlere faydalı olabilirim diyerek sabit bir yerde kalmaktansa ücretide düşük tutarak mobil sisteme geçtim

Mobil sistem yani kişiye yakın lokasyonlar secip istediği yerde eğitim vermek.


14 Haziran 2016 Salı

kızarmış pirinç topları


Merhaba sevgili takipçilerim. Çok severek yediğimiz bir tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Bilinen bir tarifi kendimce uyarladım. Ve biz bu halini daha çok sevdik. 


kızarmış pirinç toplarımın tarifi burada  bir tıkla lezzetin tarifine ulaşabilirsiniz. 

27 Mayıs 2016 Cuma

HERBİTAL KAŞ KİRPİK BAKIM SERUMU DENEYİMİM

Sevgili Nihal in '' Hüzün Sarısı 2 Yaşında '' etkinliğinin sponsorlarından biriydi Herbital.Çok güzel ürünler hediye ettiler bize. Argan yağı, Saç bakım yağı, lip balm kolonya ve kaş kirpik bakımı serumu vardı paketimizde. Gerçekten ilk merak ettiğim ürün kaş ve kirpik serumuydu. 


Serumu kullanmadan önce yukarıdaki resimi çektim. kirpiklerim kısa ve çok dökülüyordu. gittikçe seyrekleşmeye başlamıştı.  Kaşlarım da rahmetli anneanneciğime benzemiş. İnce..
Hergece iyice temizlenmiş kirpik diplerine ve kaşlarıma pamuklu çubuk ile güzelce yedirdim. bunu her gece unutmadan uyguladım. Bu tarz ürünlerde süreklilik çok önemli. Düzenli kullanmazsanız sonuç alamazsınız. 

İçeriğindeki özel kompleks bitki özleri sayesinde kaş ve kirpiklerinizde dolgunluk sağlar, tellerinde kalınlaşma ve parlaklık veriyor.


Resimde serum kullanımından sonraki kirpiklerim var. Kirpiklerimin boyu uzadı, gürleşmedi. dökülmesi durdu. Tek kat maskarayla istediğim görüntüyü elde edebiliyorum artık. Ve markanın vaatleri arasında yok ama göz kapağımdaki kılcal damarlar da ki kızarık görüntü de azaldı. Keşke kirpiklerimi gürleştirseydi. Asıl istediğim buydu. ama yine de piyasada vaatlerini karşılayamayan bir çok ürüne göre iyi bir ürün. Herbital kaş ve kirpik bakımı serumu nun fiyatı da bir çok muadiline göre uygun. sitesinde fiyatı 22,90 tl. Ürünlere n11.com dan da ulaşabilirsiniz.